Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Çeviri’

Aşağıdaki şikayeti ntvmsnbc.com’a göndermeye çalıştım, ama iletişim sayfası maksimum 1000 karaktere izin verdiği ve ben de şikayetimi kesip biçmek istemediğimden henüz gönderebilmiş değilim. Kendilerinden şikayetimi gönderebileceğim bir eposta adresi talep ettim ama cevap alacağımı sanmıyorum. Benzer şikayetleri olan başkaları da olabileceği düşüncesiyle konuyu tartışmaya açmak amacıyla buraya da kopyalıyorum.

Merhaba,

ntvmsnbc.com‘un ikincil haberlerdeki kalite sorunu artık kabul edilemez boyutlara ulaştı. Bu konuda sizler ne düşünüyorsunuz, bilemiyorum, ama hizmetinizden şikayetim var.

1. Sitenizde yer alan özellikle “Yaşam” ve “Teknoloji” haberlerinin neredeyse tamamının çeviri olduğunu anlamak ne yazık ki pek fazla dikkat gerektirmiyor. Haberlerin yabancı kaynaklardan derlenmesi ya da doğrudan çevrilmesi önemli değil, elbette her haberi kaynağında takip etmek gibi bir zorunluluk yok. Ama ntvmsnbc.com sayfalarında iki önemli sorunla karşılaşıyoruz. Birincisi, orijinal metindeki bilgi hatalarını kontrol etme ihtiyacı duymadan aynen çevrimeniz, ikincisi de çevirilerin hatalarla dolu olması.

Şimdiye kadar sitenizdeki kaç tane çeviri/ bilgi hatasını yorum olarak gönderdiğimi hatırlamıyorum bile. En son örneği Norah Jones haberi (‘Jude Law üç gün boyunca yüzümü yaladı’). Dünyaca ünlü bir sitar virtüozunu “gitarist” yapan haberinize yazdığım yorumla hatayı dile getirdim. Ne oldu dersiniz. Haberde geçen ilk “gitarist” ifadesi “sitar sanatçısı” olarak değiştirildi, ama ikincisi hala orada duruyor: “Ünlü bir gitaristin kızı olarak anılmak istemediğini söyleyen Jones…” [Bu mesajı bloga gönderdiğim sırada ikinci hatanın da düzeltilmiş olduğunu fark ettim, ilk seferinde ekran çıktısı alsaymışım keşke] Bu kadar özensizliğe daha ne demeli? Üstelik çeviri hatasını dile getirdiğim yorumum da yayımlanmadı. Hukukî açıdan hiçbir sorunu olmayan ve kimseye hakaret unsuru taşımayan yorumum sırf sizin bir hatanızı açığa vuruyor diye tırpanlandı. Bu da bizi ikinci soruna getiriyor.

2. Şimdiye kadar sitenizde pek çok habere hiçbir hakaret unsuru içermeyen, hukukî açıdan sorunsuz onlarca yorum gönderdim ve bunların yalnızca birkaç tanesi yayımlandı. Geri kalanı bilmediğim nedenlerle silindi (onaylanmadı). Mesela şu habere yaptığım yorumun yayımlanmadığını görüp hayret ediyorum: “Leo rekora koşuyor!” Yorumları neye göre yayımlayıp neye göre yayımlamadığınızı açıklayabilir misiniz? Zira, hukukî açıdan sorunsuz, düzgün Türkçeyle yazılmış yorumları neye dayanrak yayımlamadığınızı çok merak ediyorum.

İyi çalışmalar,
Müstear Efendi

Read Full Post »

Bakmayın, biz “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” diye biliriz ama lafın aslı biraz değişiktir. Hikâyeye göre, etkisiz ve saf olduğu rivayet edilen XVI. Louis’in yerine ülke yönetimini ele alan Marie Antoinette ekonomiyi batırıp Madame Déficit (Madam Bütçe Açığı) lâkabını alınca, kendisine ülkedeki ekmek kıtlığı hatırlatılır. O da “qu’ils mangent de la brioche,” deyiverir. Brioche, bolca yumurta ve tereyağı kullanılarak yapılan zengin işi bir tür ekmektir.

Still life with Brioche, Jean-Baptiste Siméon Chardin

Söz, İngilizceye “Let them eat cake” diye çevrilmiş. Türkçedekine çok benziyor. Zaten her ne kadar çeviri, sözün orijinalindeki nüansı es geçiyor gibi görünse de yöneticilerle halk arasındaki derin uçurumu yansıtması bakımından (çeviribilim açısından hiçbir önemi olmayan) benim kanaatime göre yerindedir.

Gelgelelim meseleyi biraz daha kurcalayınca işler değişiyor. Öncelikle bu sözün Marie Antoinette tarafından söylenmiş olduğuna dair kuşkular olduğunu fark ediyoruz. Gördüğüm kaynaklarda özellikle Jean Jacques Rousseau’nun 12 ciltlik İtiraflar’ının 1767’da yayımlanan altıncı cildine gönderme yapılıyor. Bir şeyler yemeden içki içemeyen Roussaeau, içkinin yanında yemek için ekmek temin ederken yaşadığı sıkıntıları anlattığı bölümde bir prensesin söylediği şu sözü hatırlatıyor: “Ekmek bulamıyorlarsa hamur işi yesinler.” Marie Antoinette ise 1770 yılında, Fransız Devrimi arifesinde tahta çıkıyor.

Bir yoruma göre de sözü söyleyen Antoinette olsa da, aslında kastettiği şey bambaşka bir şey. Söz konusu dönemde Fransa’da ciddi bir un kıtlığı yaşanıyor. Ekmek fırınlarının halkın büyük çoğunluğu tarafından satın alınan basit ekmeği üretmekten vazgeçip kaliteli ekmeklerden yüksek kâr elde etmelerini engellemek için monarşi ekmek fiyatları üzerinde sıkı bir denetim kuruyor. Kaliteli ekmeğin fiyatını da basit ekmeğe yakın bir seviyeye çekiyor. Un kıtlığı Antoinette’e haber verildiğinde o da bir çözüm olarak daha az unun kullanıldığı briocheun fiyatını basit ekmekle eşitlemeyi öneriyor. Bu iddiaya göre Antoinette sorunu çözmek için çaba sarf ediyor aslında.

Bu tarihsel olasılıkların hiçbiri sözün bugün kazanmış olduğu anlamı değiştirmiyor. Dost meclislerinde “işin aslı öyle değil,” diye başlayıp aferin almak mümkün tabii, ama ekmeğini taştan çıkaranlarla ekmek elden su gölden yaşayanlar arasındaki tarihî mücadeleyi ifade eden bu söz uzun süre, en azından ekmek temel gıda maddesi olma vasfını koruduğu sürece, bu semalarda tınlayacak gibi görünüyor.

Resim: Still Life With Brioche, Jean-Baptiste Siméon Chardin, 1763 (kaynak)

Kaynaklar:

Read Full Post »