Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Mesajlar Etiketlendi ‘Yayıncılık’

[Anton Çehov] İki güçlü yanı vardı: Bir yandan Martı, Vanya Dayı, Vişne Bahçesi gibi yüzyıldan fazla bir zamandır sahnelenen unutulmaz oyunları yazarken, bir yandan da yazdığı sayısız öyküyle modern öykücülüğün temellerini attı. 20. yüzyılın hem edebiyatında, hem de tiyatrosunda bıraktığı kalıcı etki, aralarında James Joyce’un da bulunduğu birçok yazarda kendini gösterdi. Kafka ve Hemingway gibi [...]

Yazının Tamamını Oku »

[Franz Kafka] 41 yıllık kısa hayatı bir türlü mutlu sona ulaşamadığı aşklar, otoriter bir babanın sadece var olmakla bile yarattığı baskı, bir sigorta şirketinde avukatlık, bir türlü sona ermeyen hikâyeler, romanlar arasında geçti. Kendi yazarlığı konusunda hiçbir zaman emin olmadı. Hatta son arzusu, basılanların dışında bütün yazdıklarının yok edilmesi, basılanların da bir daha basılmamasıydı. Bunun [...]

Yazının Tamamını Oku »

Yaz Tatili

Yazın gündüzler genellikle sıkıcıdır. Çalışan için de tatil yapan için de. Çalışanlar dışarıda güneş ışıldarken ofislerde/ fabrikalarda kapalı kalmayı bir tür mahpusluk olarak görürler. Tatilciler içinse gündüz saatleri eğlencenin en az olduğu saatlerdir. Deniz tatili yapanlar bir iki saatlik deniz eğlencesinden sonra günün en sıcak ve bunaltıcı saatlerinin geçip akşam serinliğinin gelmesini beklerler. Kış sezonunda [...]

Yazının Tamamını Oku »

NTV Yayınları’nın yayın yelpazesini çok ilgi çekici bulmuyorum. Mimarlık ya da  Spor Kitabı gibi başucu kitabı olmaya aday yayınlarına rağmen niteliğini tam anlayamadığım bir mefaseden bakıyorum NTV Yayınları’na. Yine de bolca reklamı yapılan kitaplarından ikisini, Kanıtı Olmayan Gerçekler ve Gelecek 50 Yıl’ı satın aldım. Okumaya Kanıtı Olmayan Gerçekler’den başladım. Ne yazık ki kitabın adının okurda [...]

Yazının Tamamını Oku »

Edisyon

Latince edere, edit kökünden gelen Fransızca édition sözcüğü (kaynak) Türkçe’de hem Fransızcası gibi "edisyon" olarak kullanılıyor, hem de "baskı" (nadiren "bası") olarak. İlki, muhtemelen daha eski. Kavram dile ilk girdüğü zamanlarda kullanılmış, daha sonra Türkçeleştirme çabasıyla ikincisiyle karşılanmaya çalışılmış olmalı. Tabii bu ikinci sözcük ne yazık ki sözcüğün Fransızcadaki anlamından belirli ölçüde uzaklaşmış zaman içinde. [...]

Yazının Tamamını Oku »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.