Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Mesajlar Etiketlendi ‘Tez’

Kahve ve kahvehaneler konusunda kısa bir giriş İşsiz-güçsüzlerin zaman geçirmek için devam ettikleri kahvehanelere yönelik olumsuz bir yargı oluşmuştur. Zaten mekânın adı da artık kahvehane değil “kahve köşesi” olmuştur. Orada ömür tüketilir, sürünülür; kısacası hiçbir olumlu iş olmaz kahvehanelerde. Belki köyleri vareste tutmak gerekir; zira köylerde kahvehaneler hâlâ önemli bir toplumsal/ siyasî alan olarak, hattâ [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şövalyelikle ilgili bir önceki notta “Aslında Calvino’nun da sezdirdiği gibi bizim anladığımız anlamda “şövalye” yalnızca edebiyatın konusu mu olmuştu acaba?” diye sormuştuk. Ayşegül Keskin’in Gerçek Yaşamda ve Edebiyatta Geç Onikinci Yüzyıl Kuzeybatı Avrupası’nda Şövalyelik Etiği başlıklı yüksek lisans tezi bu konuyu akıcı bir dille ve ayrıntılı biçimde ele alıyor. Ben tezi özetlemek yerine (ki zaten [...]

Yazının Tamamını Oku »

Türkiye’de şapka kanununun çıkarıldığı yıllarda, biraz da bu kanunun ateşlediği fitil dolayısıyla, başka bazı ülkelerde de kılık-kıyafet meselesi ciddi tartışmalara konu oluyordu. Tezin “Bazı Ülkelerde Şapka Devriminin Uygulanması” başlıklı bölümünde özellikle Mısır, İran, Suriye, Filistin, Irak, Afganistan, Hindistan, Pakistan gibi nüfusun önemli bir kesimini müslümanların oluşturduğu ülkelerde serpuş meselesinden kaynaklanan yarılmalar özetleniyor. “Ye kürküm ye” [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şapka Kanunu çıkarıldıktan sonra şapkanın dinen caiz olduğuna dair hutbeler okutuluyor, çeşitli yayınlarla şapkanın yararları anlatılmaya çalışılıyor. Halkta şapkaya karşı yerleşmiş bulunan önyargılar değiştirilmeye, özellikle işin dinî boyutu ele alınmaya uğraşılıyor (bkz. s. 62). Bütün tepkiler, doğal olarak, olumlu olmuyor. İlk tepki bir milletvekilinden, Nurettin Paşa’dan geliyor (bkz. s. 89). Cumhuriyet gazetesine göre; Nurettin Paşa [...]

Yazının Tamamını Oku »

“Pekiyi” bildiğimiz gibi şapka konusundaki değişikliğin ilk işareti Mustafa Kemal’in Kastamonu seyahati (23 Ağustos – 3 Eylül 1925) sırasında verilmiştir. Şapka kanunu bu geziden yaklaşık 3 ay sonra çıkarılmıştır. Şimdiye kadarki alıntılarda gördüğümüz gibi Osmanlı’nın son yıllarında aydın zümre şapka konusunda bir kafa karşıklığı yaşıyor. Tezde, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının geziden önceki akşam şapka konusunu [...]

Yazının Tamamını Oku »

Son zamanlarda kafasında kalpakla dolaşan tuhaf adamlar türedi. Bu tuhaf adamların fikir babaları şimdi Silivri’de Ergenekon davasından yargılanıyorlar. Belki 20. yüzyılın başında kafaya takılan takkenin insanın kimliğiyle, kişiliğiyle bir ilgisi olduğunun düşünülmesi normaldi, ama bugün kalpağı bir ideolojik simge haline getirme çabası komik gerçekten. Kalpak II. Meşrutiyet’ten sonra da rağbet gören bir başlık olmuş. Batı’nın [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şapka İnkılâbı, bütün inkılâplar arasında en çok tepki göreniydi. Bunun nedenini resmî tarih, her türlü muhalefet durumunda yaptığı gibi, “irtica” ile açıklar. Onlara göre “Bir takım gericiler şapkayı bahane ederek halkın din duygusunu sömürmüş, ilerici atılımlara engel olmaya çabalamışlardır.” Meseleyi bu basitlikte görmek isteyenler şapka inkılâbının aslında halk tarafından olumlu ya da olumsuz bir tepki [...]

Yazının Tamamını Oku »

“İkdam’a Göre Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler (1914-1918)” başlıklı tezle ilgili yazdıklarımı daha fazla uzatmamak için bir konuya açıklık getirememiştim. Bir tezin, ya da herhangi bir bilimsel makalenin resmi tezi ya da genel olarak herhangi bir tezi savunmasında ya da moda olan bir görüşe karşı çıkmasında elbette hiçbir sorun yok. Konu, tezin konusu çerçevesinde ele alınıp eğrisiyle [...]

Yazının Tamamını Oku »

Osmanlı’nın ilk gazetesi Takvim-i Vekayi 1831 yılında basılmaya başlanır. Bu resmi gazeteyi yarı resmi bir gazete olan Ceride-i Havadis (1840) izler. Osmanlı, ilk özel gazetesine ise 1860’ta yayın hayatına başlayan, Agah Efendi’nin Tercüman-ı Ahval’iyle kavuşur. Abdülaziz’in ve Abdülhamid’in meşhur istibdad rejimlerine karşın bu tarihten sonra gazete Osmanlı coğrafyasında yaygınlaşmaya başlar. Bu gazetelerden biri olan İkdam, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Akademik metinleri sıkıcı bulurum. Bir akademik metin yazabilmek için yapılması gerekenler pek çok açıdan yararlıdır da, iş metnin kendisine geldiğinde durum çirkinleşir. Kalıplaşmış bir teşekkür, zorunlu bir literatür taraması aktarımı, olur olmaz yerde konunun otorite kabul edilen uzmanlarına atıflar derken metin akıcılığını, özlülüğünü iyice yitirir. Bir de tabii tez deyince insanın aklına bilimsel çalışmadan önce [...]

Yazının Tamamını Oku »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.