Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Mesajlar Etiketlendi ‘Cumhuriyet’

Resmi tarih, ısrarla Milli Mücadeleyi yedi düvelle savaş olarak sunmuş; ve yedi düvelle yapılan bu savaştan da muzaffer çıkıldığı düşüncesini kafalara sokmuştur. Bu konuda geliştirilen milliyetçi-kahramanlık söylemi (hamaset edebiyatı densin), sorunun özünü gözden kaçırmaya yaramıştır. Bu amaçla, o kadar büyük bir zorlama yapılmıştır ki, Şark Sorunu‘nu nihai olarak ‘çözmek’ üzere toplanan Lozan paylaşım anlaşmasına Türkiye’nin [...]

Yazının Tamamını Oku »

İktidar partisi içindeki kişisel ilişkiler artık öyle kötülemişti ki, işbirliği imkânsız hale gelmişti. Rauf’un cumhuriyetin ilanına tepkisi üzerine, o ve Refet partideki radikaller tarafından vatan haini sayıldılar ve hem meclisin hem de iktidar basınının (Ankara’da Hâkimiyet-i Milliye ve İstanbul’da Cumhuriyet) sürekli saldırılarına hedef oldular. O sırada orduda görev yapmakta olan, onların görüşlerini paylaşan Ali Fuat [...]

Yazının Tamamını Oku »

Cumhuriyet ilan edildikten ve Mustafa Kemal cumhurbaşkanı seçildikten sonra bile, hâlâ halife bir güç odağı oluşturabiliyordu. Mustafa Kemal bunu görmezlikten gelmemeye karar verdi ve halifeliği kaldırmaya hazırlandı. İki yıl önce yalnıca dinsel yetkileri olan bir halife fikrini kendisi ortaya attığı halde, şimdi bu fikri mecliste alay konusu yaptı.
Mustafa Kemal’e harekete geçme fırsatı veren gene bir [...]

Yazının Tamamını Oku »

Türkiye’de şapka kanununun çıkarıldığı yıllarda, biraz da bu kanunun ateşlediği fitil dolayısıyla, başka bazı ülkelerde de kılık-kıyafet meselesi ciddi tartışmalara konu oluyordu. Tezin “Bazı Ülkelerde Şapka Devriminin Uygulanması” başlıklı bölümünde özellikle Mısır, İran, Suriye, Filistin, Irak, Afganistan, Hindistan, Pakistan gibi nüfusun önemli bir kesimini müslümanların oluşturduğu ülkelerde serpuş meselesinden kaynaklanan yarılmalar özetleniyor.
“Ye kürküm ye” [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şapka Kanunu çıkarıldıktan sonra şapkanın dinen caiz olduğuna dair hutbeler okutuluyor, çeşitli yayınlarla şapkanın yararları anlatılmaya çalışılıyor. Halkta şapkaya karşı yerleşmiş bulunan önyargılar değiştirilmeye, özellikle işin dinî boyutu ele alınmaya uğraşılıyor (bkz. s. 62). Bütün tepkiler, doğal olarak, olumlu olmuyor. İlk tepki bir milletvekilinden, Nurettin Paşa’dan geliyor (bkz. s. 89). Cumhuriyet gazetesine göre;
Nurettin Paşa [...]

Yazının Tamamını Oku »

1896’da ABD’nin Ohio eyaletinde tiyatroya uzun/ yüksek şapkayla gelen her müşteri için tiyatro yönetimine 2 ilâ 10 dolarlık bir ceza kesilmesine karar verildi. Tiyatro ve opera gibi seyirliklere devasa şapkalarla gelip arka sıralardakilere zor anlar yaşatan müşterileri uyarmayan tiyatro yöneticilerinin karara pek sevinmediği anlaşılıyor. (Kaynak: “Ohio’s Anti-High Hat Law”, New York Times, 6 Nisan 1896)
1925 [...]

Yazının Tamamını Oku »

“Pekiyi” bildiğimiz gibi şapka konusundaki değişikliğin ilk işareti Mustafa Kemal’in Kastamonu seyahati (23 Ağustos – 3 Eylül 1925) sırasında verilmiştir. Şapka kanunu bu geziden yaklaşık 3 ay sonra çıkarılmıştır. Şimdiye kadarki alıntılarda gördüğümüz gibi Osmanlı’nın son yıllarında aydın zümre şapka konusunda bir kafa karşıklığı yaşıyor. Tezde, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının geziden önceki akşam şapka [...]

Yazının Tamamını Oku »

Son zamanlarda kafasında kalpakla dolaşan tuhaf adamlar türedi. Bu tuhaf adamların fikir babaları şimdi Silivri’de Ergenekon davasından yargılanıyorlar. Belki 20. yüzyılın başında kafaya takılan takkenin insanın kimliğiyle, kişiliğiyle bir ilgisi olduğunun düşünülmesi normaldi, ama bugün kalpağı bir ideolojik simge haline getirme çabası komik gerçekten. Kalpak II. Meşrutiyet’ten sonra da rağbet gören bir başlık olmuş.
Batı’nın [...]

Yazının Tamamını Oku »

Şapka İnkılâbı, bütün inkılâplar arasında en çok tepki göreniydi. Bunun nedenini resmî tarih, her türlü muhalefet durumunda yaptığı gibi, “irtica” ile açıklar. Onlara göre “Bir takım gericiler şapkayı bahane ederek halkın din duygusunu sömürmüş, ilerici atılımlara engel olmaya çabalamışlardır.” Meseleyi bu basitlikte görmek isteyenler şapka inkılâbının aslında halk tarafından olumlu ya da olumsuz bir [...]

Yazının Tamamını Oku »

20 Nisan 1889’da doğdu. 1920’de Nazi Partisi’ne katıldı. 1921’de parti başkanlığına seçildi. 1923’de başarısız bir darbe girişimi nedeniyle tutuklandı. Milliyetçilik, anti-semitizm ve anti-komünizm yönündeki propagandası Almanya’da büyük destek kazandı. 1933’te şansölye olduktan sonra hızla faşist bir diktatörlük kurdu. 1 Eylül 1939’da Polonya’yı işgal ederek dünya tarihinin en kanlı savaşını başlatacak ve yenilgisi kesinleştiğinde intihar edecekti…

Hitler, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Önceki Yazılar»