Aşağıdaki şikayeti ntvmsnbc.com’a göndermeye çalıştım, ama iletişim sayfası maksimum 1000 karaktere izin verdiği ve ben de şikayetimi kesip biçmek istemediğimden henüz gönderebilmiş değilim. Kendilerinden şikayetimi gönderebileceğim bir eposta adresi talep ettim ama cevap alacağımı sanmıyorum. Benzer şikayetleri olan başkaları da olabileceği düşüncesiyle konuyu tartışmaya açmak amacıyla buraya da kopyalıyorum.
Merhaba,
ntvmsnbc.com‘un ikincil haberlerdeki kalite sorunu artık kabul edilemez boyutlara ulaştı. Bu konuda sizler ne düşünüyorsunuz, bilemiyorum, ama hizmetinizden şikayetim var.
1. Sitenizde yer alan özellikle “Yaşam” ve “Teknoloji” haberlerinin neredeyse tamamının çeviri olduğunu anlamak ne yazık ki pek fazla dikkat gerektirmiyor. Haberlerin yabancı kaynaklardan derlenmesi ya da doğrudan çevrilmesi önemli değil, elbette her haberi kaynağında takip etmek gibi bir zorunluluk yok. Ama ntvmsnbc.com sayfalarında iki önemli sorunla karşılaşıyoruz. Birincisi, orijinal metindeki bilgi hatalarını kontrol etme ihtiyacı duymadan aynen çevrimeniz, ikincisi de çevirilerin hatalarla dolu olması.
Şimdiye kadar sitenizdeki kaç tane çeviri/ bilgi hatasını yorum olarak gönderdiğimi hatırlamıyorum bile. En son örneği Norah Jones haberi (‘Jude Law üç gün boyunca yüzümü yaladı’). Dünyaca ünlü bir sitar virtüozunu “gitarist” yapan haberinize yazdığım yorumla hatayı dile getirdim. Ne oldu dersiniz. Haberde geçen ilk “gitarist” ifadesi “sitar sanatçısı” olarak değiştirildi, ama ikincisi hala orada duruyor: “Ünlü bir gitaristin kızı olarak anılmak istemediğini söyleyen Jones…” [Bu mesajı bloga gönderdiğim sırada ikinci hatanın da düzeltilmiş olduğunu fark ettim, ilk seferinde ekran çıktısı alsaymışım keşke] Bu kadar özensizliğe daha ne demeli? Üstelik çeviri hatasını dile getirdiğim yorumum da yayımlanmadı. Hukukî açıdan hiçbir sorunu olmayan ve kimseye hakaret unsuru taşımayan yorumum sırf sizin bir hatanızı açığa vuruyor diye tırpanlandı. Bu da bizi ikinci soruna getiriyor.
2. Şimdiye kadar sitenizde pek çok habere hiçbir hakaret unsuru içermeyen, hukukî açıdan sorunsuz onlarca yorum gönderdim ve bunların yalnızca birkaç tanesi yayımlandı. Geri kalanı bilmediğim nedenlerle silindi (onaylanmadı). Mesela şu habere yaptığım yorumun yayımlanmadığını görüp hayret ediyorum: “Leo rekora koşuyor!” Yorumları neye göre yayımlayıp neye göre yayımlamadığınızı açıklayabilir misiniz? Zira, hukukî açıdan sorunsuz, düzgün Türkçeyle yazılmış yorumları neye dayanrak yayımlamadığınızı çok merak ediyorum.
İyi çalışmalar,
Müstear Efendi

Açık konuşayım;
Ntvmsnbc veya bir başkasının -BBC Türkçe ve DW Türkçeyi bir kenara ayırıyorum (belki bir iki nadir örnek daha)- internet haberciliği denen naneden anladığı, “kopyala yapıştır” ve ajanslardan alınan haberleri “öğrenildi” ibaresiyle vermekten ibarettir.
Ntvmsnbc’nin arkasında bir holdingin olması kaliteli bir iş yaptığını ortaya koymaz. Habercilik “süper” futbol yorumcularını ve spikerlerini bünyede bulundurmaktan öte bir şey olsa gerek.
Ana sayfaya, “3 GÜN YÜZÜMÜ YALADI” ya da “EN İYİ 10 TAVLAMA YÖNTEMİ” gibi haberleri büyük puntolarla yerleştirmek, ne kadar kalitesiz bir iş yapıldığını göstermek açısından kişinin elini güçlendiriyor o kadar.
Bunlar olmasaydı bile kalitesizliğin paçalardan aktığını görmek o kadar zor olmazdı. Dış temsilcilerinizin -belki de buradakilerin- her sabah Daily Telegraph, The Guardian vs. okuyup “abi süper haber buldum hemen döşeyelim” demesi habercilikle bağdaşmaz. Yaratıcılığın bu kadar kısıtlı olduğu ve aynı zamanda bu kadar çok para kazanılan başka bir alan yoktur sanırım.
$Highlight all, Copy, Paste, Money$
Bir de bunların, haberleri kopyalayıp kaynak göstermeyen çeşitleri var ki (belki ntvmsnbc de böyle çalışıyordur zaman zaman), evlere şenlik:
http://theadolescent.blogspot.com/2009/08/gammaz-olmaya-karar-verdigim-ve-haber.html
Bir de sizin yaptığınız gibi, gramer, imla ve çeviri kalitesine kafayı takarsa insan, hafif bir tabirle, “sinirleniyor”.
Örneğin şu anda bahis mevzusu siteyi açtığınızda, “Yaşayan en pahalı Türk ressam anlattı” başlıklı bir video-haber ile karşılaşıyorsunuz.
Kimse sormuyor ki, “pahalı ressam nasıl oluyor arkadaşlar, ciklet mi bu?”
Oğuz Haksever bu haberi sunarken alttaki metin de “En Pahalı Türk Ressam” olarak geçmiş üstelik.
En son kaça olur bu ressam, anlaşırsak eve almak istiyorum. Dursun köşede.
(Ressam: Burhan Doğançay)
Onu fark etmemiştim. Komik gerçekten. “En Pahalı Türk Ressam”. Bir şeyler yanlış gidiyor ama…
Ne yazık ki söylediklerinize katılmadan edemiyorum. BBC Türkçe’ye nadiren bakıyordum, Deutsche Welle’yi de ilk sizin yukarıda linkini verdiğiniz post dolayısıyla tanımıştım; lakin gündeme ilişkin daha ayrıntılı ve hızlı haber alma gayesiyle ntvmsnbc hâlâ ilk haber alma kaynağımdı. Ama çeviri hataları artık iyice gözüme batmaya başlayınca dayanamadım. Açıkçası çeviri haber de kabulüm, yeter ki çeviriyi doğru yapsınlar. Ama onu da yapamıyorlar. “Mineral water”ı “mineralli su”, “sitar”ı gitar diye çevirmek pek öyle dikkatsizlikle açıklanacak şeyler değil.
İşe habercilik açısından bakacak olursak durum daha vahim tabii. Gayet güzel açıklamışsınız.
İşin doğrusunu pek bilmiyorum ama, bana öyle geliyor ki ntvmsnbc son bir yıl içinde bayağı değişti. Çeviri haberlerin ağırlığı gittikçe arttı. Doğru ve önemli haberlerin yerini ilgi çekecek, kullanıcıları yorum yapmaya provoke edecek ama kof haberler almaya başladı. Üzülerek bunun biliçnli bir tercih olduğunu da düşünmeye başladım. msnbc ağı ile daha sıkı bir bağ kuruldu, NTV’den palamarlar çözüldü, internette patavatsız kullanıcı avına düşüldü gibi geliyor.
BBC ve DW’yi RSS listeme ekledim. Bakalım ntvmsnbc rakiplerine karşı nasıl bir performans gösterecek.
Ben olayı anladım: ntvmsnbc.com bizle dalga geçiyor. “Dünyanın en uzun filmi” başlıklı haberde de Monty Python’ı cümle içinde şöyle kullanmışlar:
Üşenmedim orijinal metni buldum:
Bu cümleyi çevirenin okuduğu şeyi anlamadığı nasıl da belli. Bu iş artık dayanılmayacak bir hal aldı…
Sitar ve Monty Python örnekleri, bir eksikliği ortaya koyuyor. Ancak bunun bir entelektüel eksiklik olduğunu söylemek, yapılan hatayı bir anlamda önemsiz kılabilir, makul gösterebilir.
Sık kullanılan bir terimdir genel kültür. Halk arasında kullanılan “çok kültürlü bir adam” deyişi, çoğunlukla orta düzeyde bir bilgi birikimini ifade eder. İşte bu birikimden bile yoksun bu adamlar muhtemelen. İngilizce kaynaklı bir okuduğunu anlamama halinden ziyade, bilgi ve kavrayış yoksunu bir ekiple karşı karşıyayız ki, bu da bizi bir anlamda haksızlık yapmaya itebilir. Ntvmsnbc’ye özel bir durum değil bu; ülkedeki haberciliğin düzeyini gösteren bir örnek sadece.
Ancak bu noktada sizin de Ntvmsnbc’ye siteminizin çok yerinde olduğunu düşünüyorum. Ülkenin en kaliteli haber kaynağı olduğunu çığıran bir grubu da diğerlerinden ayıran nüanslar olması gerekmez mi?
Haklı olduğunuz bir başka nokta da, habere çabuk ulaşmak konusunda DW ve BBC’nin rakiplerinin bir adım gerisinde olması.
Ancak rakipleri habercilik (etik de buna dahil) konusunda o kadar zayıflar ki, bu iki yabancı menşeli kuruluşun yanında acınası bir yer kaplıyorlar zihnimde.
Varsın üç beş saat, yarım gün geç ulaşayım haberlere. Haberleri doğru, detaylı ve ahlaki bir şekilde alıyorum ya…
Ayrıca hiçbir sorumluluğum olmamasına rağmen ben bile kendi internet siteme yazı yazarken, ilgili sözlükleri açmadan ve yazdıklarımı onlarca kez kontrol etmeden yayımlamazken, tüm ülkeye haber ulaştıran ve bundan para kazanan bir kurumun Monty Pyhton’u bilmemesi üzücü gerçekten.
Eğer Ntvmsnbc’den birileri burayı okursa, şu üç soru ile karşılaşmalarını istiyorum:
1- Yabancı kaynaklı haberdeki sitar ifadesini gördüğünüzde, “keh keh keh” şeklinde gülüp, “adamlar yalnız yazmış gitarı” diyerek eğlendiniz mi?
2- Aranızda Monty Python’u bilen bir insan evladı yok mudur? En azından haberi alıp kendi sitenize koyarken, “ulan neymiş bu piton” diyerek Wikipedia’da araştırma yapma ihtiyacı hissetmediniz mi?
3- Daha önce yüzünüzü üç gün boyunca yalattığınız oldu mu?
Hem genel kültür konusundaki saptamanız hem de BBC karşılaştırması bence oldukça yerinde. Türkiye’de pek de öyle ünlü olmayan Monty Python’u herkesin bilmemesi anlaşılır da, bunu çevirenin “acaba nedir bu piton?” diye sorup elinin altındaki Wikipedia’ya bakmaya üşenmesi anlaşılmaz. Üstelik orijinal metindeki cümlede “former Monty Python Terry Gilliam” gibi bir ifade var. Hiç olmazsa buradan kuşkulanmaz mı insan?
Bu türden fahiş hataların birincil önemdeki politika ve ekonomi haberlerinde değil de ikincil sayılabilecek (ama yine de ciddiye alınması gereken) magazin tonlu haberlerde karşımıza çıkması da bazı ipuçları veriyor. Türkiye’de ‘ciddi’ haber yeterince iyi satmıyor belki de ve bu magazin alanındaki kışkırtıcı haberlerle, haberi okutan balşıklarla o açığı doldurmaya çalışıyor gibi görünüyor ntvmsnbc. (Haberi “anlatan” başlıkla haberi “okutan” başlık arasındaki ayrım için bkz.: “‘Seksî’ başlıklarım var, ‘flaş’ haberlerim var!”, Alper Görmüş, Taraf, 13 Kasım 2009)
Belki de fazla iyi niyetliyiz. Belki de temel eğitimini tamamlamamış, haberciliği özümsememiş stajerlere yaptırdıkları kalitesiz çevirileri editör kontrolüne sokmadan siteye koyuyorlar. Sözünü ettiğiniz “genel kültür”ü çevirmenlerden ya da üniversite öğrencisi stajerlerden beklemek belki doğru olmaz, ama en azından sayfa/ bölüm editörlerinin yaptıkları işin farkında olmaları gerekmez mi? O zaman aklıma şu soru takılıyor: Bölüm editörlerinin yaptıkları işin ağırlığıla orantılı bir maaş almaları gerekmez mi? Ne kaa ekmek o kaa köfte.
İkiniz de aşırı iyi niyetlisiniz efenim.
[...] Müstear Efendi tarafından Cin bir kere şişeden çıktı. ntvmsnbc.com‘la ilgili şikâyetim üzerine konuştuklarımız ilgi çekiciydi. Ama benim ntvmsnbc ile ilgili tartışmak istediklerim [...]
Aynı şekilde ben de sayfalarındaki iletişimden ulaşamadım ve rahatsız olduğum bir konuyu ifade etmek istiyorum:Ntvmsnbc’de bu akşam saat 22.00 itibariyle başlayan Audrey Hepburn belgeselini sonlandırmamaları,aniden haber bültenine geçip ardından da başka bir programa başlamalarının hiç etik olmadığını düşünüyorum.