Kitap notları hakkında yazarken blog formatı hakkında bir süredir düşünmekte olduğum bir şey yeniden aklıma düştü. Blog yazarlığının 15 yıla yaklaşan tarihi aslında bu işin nasıl yapılması ve nasıl yapılmaması gerektiği konusunda yeterince deneyim biriktirmiş durumda. Ne var ki kitlelerin teveccühüne malik olmuş bu türden “disiplin”lerde genellikle o birikim kalabalığın gürültüsünde görünmez oluyor.
Blog yazarlığı hiçbir teknik bilgi gerektirmiyor. Yazı yazmayı bilmek (ya da bildiğini sanmak) blog yazarı olmak için gerek-yeter koşul. Blog yazarlığını cazip hale getiren başka bazı etkenler de var. Biraz sesli düşünelim:
Bu iş, diyelim, kitap yazmak, ya da bir dergi için deneme kaleme almak kadar çok emek gerektirmiyor. Bir tek izlenim ya da fikirden yola çıkarak yazılacak iki üç paragraf başlı başına bir blog yazısı olup çıkıyor. Dahası, yazı ne kadar uzarsa çekiciliğini de o kadar kaybediyor.
Blog yazarlığından para kazanan, ya da en azından para kazandığını iddia eden pek çok insan var. Abartmayı sevdikleri gelirlerini ilan ederek işlerini ne kadar doğru yaptıklarını, kendileri gibi yapan herkesin çok para kazanabileceğini söylüyorlar. Başka bir deyişle, nasıl para kazandıklarını anlatarak para kazanıyorlar. Bütün bir blog küresinin çok büyük bir kesimi sadece bu konuya odaklanmış bloglardan oluşuyor. Bu kadar kendisine gönderme yaparak büyüyen başka bir kültürel alan olmuş mudur tarihte? Nasıl para kazandığını anlatarak ciddi paralar kazanan bir avuç insanın kendi işlerinin sahibi olması, evlerindeki konforlu ortamda çalışıyor olmaları ve yaptıkları işin tilmizleri tarafından o kadar da zor görünmemesi bu döngüyü bir kar topu gibi büyütüyor. Bu işe kafa yormaya çalışan pek çok insan Google ya da Facebook gibi bir fikir bulup voliyi vurmak için bilgisayar ekranına bakıp duruyor.
Dünün kolektif üretime dayanan forumları yerlerini bireysel kabızlığın doruk noktası olan bloglara bırakıp yavaş yavaş sahneden çekiliyorlar. Yeterince olgunlaştığı kuşkulu yazışma, yazışarak tartışma kültürü ancak bu işe gönül vermiş üretken toplulukların kullanmaya devam edecekleri sınırlı bir alana kayarken, popülerliğini herkesin 15 dakikalığına da olsa ünlü olma hakkının peşine düştüğü blog küresine ödünç veriyor.
Karikatür bu kaynaktan.
