İlkokul 4. sınıftan beri bize öğretilegelen tarihin pek çok çarpıtmayla ve yalanla dolu olduğunu seziyor, biliyordum. Bir takım tarihlerden, savaşlardan, anlaşmalardan ve hamasetten müteşekkil bu tarihi okumak, onunla ilgili düşünmek büyük bir külfet olmuş olmalı ki, bugüne dek benzer konularda okuduğum doğru düzgün bir kitap bile olmamış. Bunu fark ettiğimde aynı zamanda Osmanlı ve Cumhuriyet tarihleri konusunda asgari düzeyde de olsa bilgi sahibi olabilmek için bir şeyler okumaya karar verdim. Yıllar önce Tarih Nedir? başlıklı küçük broşürüyle tanıdığım Edward Hallett Carr’ın bu alanda Türkçeye çevrilmiş eserinin olmaması beni üzdüyse de kısa bir araştırmadan sonra bağımsız kaynaklara ulaşabildiğimi düşünüyorum.
Daha okumalarımın en başında bize anlatılan tarihin çarpıtmalarla dolu olmadığını, koskoca bir yalandan ibaret olduğunu da öğrenmiş bulunuyorum. Biraz da ilk şokun etkisiyle arkama yaslanıp biraz düşündüm. Asgari bilgi edinme amacıyla başladığım bu çabayı biraz daha derinleştirmeye, tarihin karartılmış yanlarını elimden geldiğince, en azından kendim için aydınlık kılmaya karar verdim. Hem kitap notlarını hem de aklıma düşenleri elimden geldiğince buradan paylaşabilmeyi umuyorum.

Merhabalar;
Sizlere tarihimizi öğrenebileceğiniz bir kaynak sunmak istiyorum. Yedikıta Dergisi. Şu anda 5. sayısı piyasalarda olan dergiyi mutlaka görmelisiniz. Çamlıca Basın Yayın Dağıtım’dan çıkıyor bu dergi…
Merhaba Recep Hilmi Tufan,
Öneriniz için teşekkürler. Şu sırada yurtdışında olduğumdan dergiyi fiziksel olarak inceleme şansım bulunmuyor. O nedenle Internet sayfalarına girip hiç olmazsa birkaç yazı bulmayı umarak şöyle bir göz attım. Görebildiğim kadarıyla web sayfasında yalnızca bazı yazıların kısa girişleri yer alıyor. Arşivedeki sayılara da şöyle bir göz gezdirdiğimde “Kayı Boyu’nun Ruh Asâleti”, “Hicrî İkinci Bin Yılın Müceddidi İmâm-ı Rabbanî (k.s.) Hazretleri”, “Beyin ve Öğrenme”, “Yeryüzünün En Hayırlı Suyu Zemzem”, “Numûne Bir İnsan: Saîd b. Âmir (r.a.)” gibi yazı başlıklarıyla karşılaştım. Nesnel bir tarih değerlendirilmesinde bulunması şaşırtıcı olacak “ruh asaleti” gibi bir tamlamayı bir yazı başlığında görmek, yazı eğer birilerinin bu ifadeyi kullanmış olmasıyla alay etmek için yazılmadıysa pek kabul edilebilir değil. Bunun gibi diğer başlıklarda da tarihle nasıl bir ilgisi olabileceğini anlamadığım pek çok garip ifade bulunuyor (“en hayırlı su”, “numûne bir insan”, vb.). Yalnızca içindekiler bölümüne ve bazı yazıların girişine bakarak karar vermek belki de pek doğru değil, ama Yedikıta, bana tarihle ilgili nesnel bir kaynak gibi görünmedi ne yazık ki. Yine de öneriniz için teşekkür ederim.